1990’lı yıllarda yaşanan hızlı teknolojik gelişmelerin bir sonucu olarak bilgisayarlar, modern hayatın her alanına girmiş ve vazgeçilmez bir biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Hayatımızın birçok alanında bilgisayar ve bilgisayar ağı teknolojileri “olmazsa olmaz” bir şekilde yer almaktadır. İletişim, para transferleri, kamu hizmetleri, askeri sistemler, elektronik bankacılık, savunma sistemleri, bu alanlardan sadece birkaçıdır. Teknolojideki bu gelişmeler, bilgisayar ağlarını ve sistemlerini, aynı zamanda, bir saldırı aracı haline, kullandığımız sistemleri de açık birer hedef haline getirmiştir.Bilişim sistemlerine ve bu sistemler tarafından işlenen verilere yönelik güvenlik ihlalleri inanılmaz bir hızla artmaktadır. Bilişim sistemlerine olan bireysel ve toplumsal bağımlılığımız arttıkça bu sistemlerde meydana gelebilecek arıza ve saldırılara karşı duyarlılığımız da o denli artacaktır. Bu duyarlılık arttıkça da bilgisayar sistemlerine ve ağlarına yönelik olarak gerçekleştirilecek olan saldırıların sonucunda; para, zaman, prestij ve değerli bilgi kaybı da artacaktır. Melissa virüsü, 26 Mart 1999 tarihinde ilk kez ortaya çıkmış, anti virüs programlarını atlatarak Windows 9x, NT işletim sistemleri altında Word 97 ve Word 2000 programlarını kullanarak bilgisayarlara zarar vermiştir. Melissa virüsü internete gönderilmiş ve milyonlarca dolar zarar yol açmış “kötü amaçlı” (malicious) bir programdır ve e-posta yolu ile yayılmıştır.Virüsün 34 yaşındaki yaratıcısı David L. Smith, evdeki bilgisayarı yardımı ile virüsü internete göndermiştir. Virüs her bulaştığı bilgisayardan 50 yeni bilgisayara bulaşma özelliğine sahiptir. Bu nedenle çok hızlı ve durdurulamaz bir şekilde yayılmıştır. Smith virüsü ilk olarak biri çalıntı diğeri kendine ait olan iki America Online hesabını kullanarak bir e-posta mesajı ile beraber bir haber grubuna (news group) göndermiştir. Söz konusu e-posta mesajında “e-postanın eklentisinin yetişkin (adult) içeriğe sahip web sayfalarına giriş parolalarını bulmayı sağlayan bir program olduğundan bahsedilmiştir. Bu e-posta mesajı açılır açılmaz kurbanın bilgisayarına virüs bulaşmaktadır. Daha sonra virüs, Microsoft Outlook programı yardımı ile kendisini, kurbanın adres defterindeki ilk 50 kullanıcıya postalamaktadır.
İletişim, para transferleri, kamu hizmetleri, askeri sistemler, elektronik bankacılık, savunma sistemleri, bu alanlardan sadece birkaçıdır. Teknolojideki bu gelişmeler, bilgisayar ağlarını ve sistemlerini, aynı zamanda, bir saldırı aracı haline, kullandığımız sistemleri de açık birer hedef haline getirmiştir.Bilişim sistemlerine ve bu sistemler tarafından işlenen verilere yönelik güvenlik ihlalleri inanılmaz bir hızla artmaktadır.
Bilişim sistemlerine olan bireysel ve toplumsal bağımlılığımız arttıkça bu sistemlerde meydana gelebilecek arıza ve saldırılara karşı duyarlılığımız da o denli artacaktır. Bu duyarlılık arttıkça da bilgisayar sistemlerine ve ağlarına yönelik olarak gerçekleştirilecek olan saldırıların sonucunda; para, zaman, prestij ve değerli bilgi kaybı da artacaktır.
Melissa virüsü, 26 Mart 1999 tarihinde ilk kez ortaya çıkmış, anti virüs programlarını atlatarak Windows 9x, NT işletim sistemleri altında Word 97 ve Word 2000 programlarını kullanarak bilgisayarlara zarar vermiştir. Melissa virüsü internete gönderilmiş ve milyonlarca dolar zarar yol açmış “kötü amaçlı” (malicious) bir programdır ve e-posta yolu ile yayılmıştır.Virüsün 34 yaşındaki yaratıcısı David L. Smith, evdeki bilgisayarı yardımı ile virüsü internete göndermiştir. Virüs her bulaştığı bilgisayardan 50 yeni bilgisayara bulaşma özelliğine sahiptir. Bu nedenle çok hızlı ve durdurulamaz bir şekilde yayılmıştır. Smith virüsü ilk olarak biri çalıntı diğeri kendine ait olan iki America Online hesabını kullanarak bir e-posta mesajı ile beraber bir haber grubuna (news group) göndermiştir. Söz konusu e-posta mesajında “e-postanın eklentisinin yetişkin (adult) içeriğe sahip web sayfalarına giriş parolalarını bulmayı sağlayan bir program olduğundan bahsedilmiştir. Bu e-posta mesajı açılır açılmaz kurbanın bilgisayarına virüs bulaşmaktadır. Daha sonra virüs, Microsoft Outlook programı yardımı ile kendisini, kurbanın adres defterindeki ilk 50 kullanıcıya postalamaktadır.